Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif

Değerli Müminler,
Erba’in-i İdrisiyye’nin dördüncüsünü sizlerle paylaşmak istedik. Adet ve sayılarını açıklamalarda bulabilirsiniz. Daha önceki isimlere de bak isterseniz, Erba’in-i İdrisiyye ile alakalı paylaşımlarımız şunlardır:
Erba’in-i İdrisiyye Birinci İsm-i Şerif
Erba’in-i İdrisiyye İkinci İsm-i Şerif
Erba’in-i İdrisiyye Üçüncü İsm-i Şerif

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Arapçası:

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Okunuşu:

Ya rahmane külli şeyin ve rahimeh, ya Rahman.

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Anlamı:

Ey her şeye çok merhamet eden ve son derece acıyan! Ya Rahman.

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Faziletleri ve Okuma Adetleri:

  1. Bu ism-i şerif cemalidir. Özellikle ismi Abdurrahman olan kişilerin bunu bolca zikretmesi çok faydalıdır. Bu isim aynı zaman Nuh Aleyhisselam’a da indirilmiştir. Böylelikle gemi Cudi dağına bu ism-i şerif ile yerleştirilmiştir.
  2. Ahlakı kötü olan bir kimse için bu ism-i şerif misk, safran ve gül suyundan oluşan bir karışım ile temiz bir beyaz kağıda yazılır ve o kişini yastığının iç kısmına konulursa, Allah-u Teala o kişinin kötü ahlakını güzele çevirir ve o kişinin nefsi rahata kavuşur.
  3. Bu ism-i şerifi çok zikreden kişi Allah katında mertebe sahibi ve tevbesi makbul olur. İnsanlar nezdinde sıddık ve cinler nezdinde de etkisi olur. Kendisine itaat edilen bir kimse olur. Kalp kasveti bunu okuyan kişiden kaybolur.
  4. Bu ism-i şerif kurşun bir levhaya yazılır ve evin ayak basılmayan bir kısmına gömülürse, o ev ev belalardan uzak olur.
  5. Bu ism-i şerifi sarı bir ipek parçasına yazıp dükkanında ayak basılmayan bir yere gömen kişinin müşterisi bol olur.
  6. Sevdiği kişinin kendisine yönelmesini, onu sevmesini dileyen bir kişi her gün 2200 kere olmak üzere, 7 gün boyunca bu ismi okusun.
  7. Kibirli, kendini beğenmiş, insanlara eziyet eden ve kimsenin lafını dinlemeyen bir kişinin kötü ahlakının değişmesini isteyen kişi, misk, safran ve gül suyu karışımından oluşan mürekkep ile bu ism-i şerifi beyaz ipek üzerine o kişinin annesinin ismiyle birlikte yazar ve sonra o ipeği o kişinin oturduğu bir yere gömsün. Lakin bunu yazan kişinin kesinlikle abdestli olması şarttır. Aksi halde tehlikeli olur. Anlatıldığı gibi yapılırsa, o kişinin tüm kötü hasetleri gider. Kendisinde utanma ve acıma hasıl olur. Kimseye artık öfke ve şiddetle bakmaz.
  8. Bu ism-i şerifi her gün sabah ve akşam toplam 13000 kere olmak üzere 39 gün okumaya devam eden kişiye karşı bütün eşya lisanı haliyle konuşmaya başlar. Allah-u Teala bu kişiye türlü sırlar öğretir, kendisinde ince idrak ve anlayış kabiliyeti hasıl olur. Bunu yapan kişi birine kahır ile baksa, o kişi helak olur, rahmet ile baksa o kişi muratlarına nail olur.
  9. Bir kimsenin kendisine iltifatını celbetmek isteyen kişi, 3 gün oruç tutup bu ism-i şerifi her gün 500 kere okur. 4. gün gusül abdesti alıp sonra da şükür namazı kılar, muhabbetini istediği kişinin iltifatı artsın diye 2 rekat hacet namazı kılar ve bu 2 rekatın her birinde Fatiha’dan sonra 3 kere İhlas Suresi okur. Selam verdikten sonra bu ism-i şerifi 370 kere okur. İşte o zaman Allah’ın izniyle secen sevilene, sevilen sevene dönüşür.
  10. Perşembeyi Cumaya bağlayan akşam ezanından sonra bu ism-i şerifi avcuna yazıp kendisine bir hal galip gelinceye kadar çokça zikreden kişiyi gören herkes sevmeye başlar.

Kadınlar Özel Günlerinde Dua Okuyabilir Mi?

Kadınlar Özel Günlerinde Dua Okuyabilir MiDeğerli Mucizedua.com okuyucuları,
kadınlar özel günlerinde dua okuyabilir mi diye tarafımıza sıkça sorular yöneltilmektedir. Bir kız çocuğu olarak dünyaya gelmek nasıl Yüce Allah’ın takdirine bağlıysa, bir genç kızın adet kanaması ile ergenliğe erişmesi de aynen öyledir. Yeme, içme, nefes alma, uyuma ya da üreme ne kadar doğalsa, bir kadının adet görmesi de o kadar doğaldır. Dolayısıyla bu durum, vücudun diğer işlevselleri gibi doğal karşılanmalı ve kabullenilmelidir. Kadına adetliyken kadının pis olduğu inancı, Yahudi kültürünün bir parçasıdır. Bu sebepten dolayı bazı çevrelerde asırlar boyunca adetli kadın Allah’tan uzak, ibadetten mahrum edilmiş ve kirli sayılmıştır.

Adetli olmanın bir takım kurallara uymayı da beraberinde getirdiği tartışmasız bir gerçektir. Adet gören bir kadının ibadetlerine sınırlama getirilmiştir. Ama bunların arasında adetli kadının
ücra bir köşede ibadete hasret beklemesi gibi ya da toplumdan uzak durması gibi bir kayıt kesinlikle bulunmamaktadır. Peygamber Efendimiz (sav) adetli hanımlar da dahil bütün kadınların bayram namazına iştirakini ama namaz kılanların saflarına karışmamalarını, bayram namazının kılındığı musallaya gelerek hutbeyi dinlemelerini ve duaya katılmalarını istemiştir.

Kadınlar Özel Günlerinde Dua Okuyabilir Mi?

Duanın adaplarından biri de abdestli olarak icra edilmesidir. Abdestli olmak adet hallerinde mümkün olmadığı için, duaların adetliyken yapılamayacağı inancı doğmuştur. Halbuki, dua etmek için abdest şart değildir. Lakin az evvel bahsettiğimiz gibi abdestli olmak, duanın adabındandır. Bazı dualar Kur’an ayetleri içermektedir. Bizler, Yüce Allah’ın bizlere yollamış olduğu kutsal kitabımızı okurken abdest almak zorundayız. Fakat burada ayetler dua niyetine okunduğu için, bu durumun dışında kalmaktadır. Ama her zaman söylediğimiz gibi, abdest ile yapılan dualar daha efdal olduğu için, duaya ara verilebileceğini de belirtmek isteriz.

Elimizden geldikçe bu konuya hadisler ile açıklık getirmek istiyoruz. Öncelikle önemli kaynaklarda geçen bazı hadisleri sizlerle paylaşalım.

Kadınların Adet Görmeleriyle İlgili Bazı Hadis-i Şeifler

Hz. Aişe anlatıyor: “Resulullah (sav) bana ‘Mescitten seccadeyi bana uzatıver.’ dedi. ‘Ben adetliyim’ dedim. Bunun üzerine Resulullah, ‘Adetli olma hali senin elinde değil ki!’ buyurdu.” (Müslim, Ebu Davud)

Hz. Aişe diyor ki: “Ben adetli iken bir şey içer sonra onu Hz. Peygamber’e (sav) uzatırdım, o da ağzını tam benim ağzımın değdiği yere koyarak içerdi. Yine ben adetli iken kemikli etten bir parça ısırıp spnra onu Hz. Peygamber’e (sav) uzatırdım, o da ağzını benim ağzımın değdiği yere koyarak ısırırdı.” (Müslim)

Mansur bin Safiyye’nin annesi aracılığıyla naklettiğine göre, Hz. Aişe ona şöyle demiştir: “Ben adetli olduğum halde Hz. Peygamber (sav) kucağıma yaslanır, Kur’an okurdu.” (Buhari, Müslim)

Hz. Aişe’den nakledildiğine göre, Ebu Hubeyş’in kızı Fatıma Hz. Peygamber’e (sav), “Devamlı kanamam oluyor ve hiç temizlenemiyorum. Acaba namaz kılmayı bıraksam mı?” diye sorunca Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Hayır. Bu, damardan gelen bir kandır adet kanaması değildir. Normalde adet gördüğün günler süresince namaz kılmayı terk et. Sonra yıkan ve namazını kıl.” (Buhari, Müslim)

Muaze anlatıyor: Hz. Aişe’ye, “Adetli kadına ne oluyor da, oruçları kaza ettiği halde namazları kaza etmiyor?” diye sordum. Hz. Aişe, “Sen Haruri misin?” diye cevaplayınca, “Hayır, Haruri değilim ama soruyorum.” dedim. Bunun üzerine Hz. Aişe, “Biz adet olurduk, orucu kaza etmemiz bize emredilir ama namazı kaza etmemiz emredilmezdi.” dedi. (Müslim, Buhari)