Gölgenizle Konuşun

Gölgenizle Konuşun

Gölgenizle KonuşunYanlış okumadınız. Size gölgenizle konuşmanız için bir fırsat. Bu davet şimdiye kadar sanırım hiç verilmedi. Adı gölge davetidir. İnsanın doğumundan itibaren, insana iki melek veririlir. Aslında biri melek ama diğeri sizin hep kötülük yapmanızı isteyen, vesvese veren, şeytan taifesindendir. Melek ise sizin hep iyiliğinizi düşünür, sizi kötülüklerden korur ve hep iyilik yaptırır. Buna Karin ya da Hemzad denir. Bu Karin insanin bir gölgesidir. Yani insanda bir fiziki ve bir de astral vücut vardır.
Biz onu çağıracağız. Geldiği zaman, sizi herzaman duyup gören ama sizin duyamadığınız meleğinizle konuşacaksınız. Bir kere geldikten sonra dilediğiniz zaman çağırabileceksiniz. Sizlere birebir konuşma fırsatı.

Davetin öncesinde yapılması gerekenleri yazmıyoruz.

****** Kere aşağıdaki azamet okunur.
Azemtü aleyküm ya me’şerul cinni vel insi vel ervahi bi hakkı süleymanu bin davud aleyhisselam uhduru uhduru uhduru ya kavmi hemzad hadir şu bi hakkı ya hayyu ya kayyum birahmetike ya erhamerrahimin

En az ***** gün boyunca bunu uygulayın. Geldiği zaman onu nasıl çağırabileceğinizi sorun.

Not: Bilgilendirme amaçlıdır. Kötü emellere kullanılmaması için, sayılar ve tasarrufu vermedik.

İsimlerin Birbirleriyle Uyumu

İsimlerin Birbirleriyle Uyumu

İsimlerin Birbirleriyle Uyumuİnsanların karakterlerine burçlar nasıl etki yapıyorsa, aynı şekilde isimler de etki eder. Bir Celb uygulaması yapacaksınız. İkinizin hangi element grubuna ait olduğunu bilmeniz gerekli. Aksi halde uygulama etkili olmaz. İşte isimlerin birbirleriyle uyumunu artık kolay öğrenebilirsiniz. İsminizi Arapça harflere ayırın. En çok hangi grupta olduğunu öğrenin.

1. Ateş unsuru: Bu unsura bağlı olan harfler meftuh (açık) tur. Kuru ve sıcak olup, safravi tabiatıdır. Ateş harflerinin yönü doğu olup, cezb edici ve galiptir.
Ateşe mensub olan harfler bunlardır:

ﺍ هـ ط م ف ش ذ

2. Toprak unsuru: Bu unsura bağlı olan harfler meczum (kesik) dur. Kuru ve soğuk olup, sevdaviye tabiatıdır. Toprak harflerinin yönü güney olup, cezb edilen ve mağluptur.
Toprağa mensub olan harfler bunlardır:

ب و ي ن ص ت ض

3. Hava unsuru: Bu unsura bağlı olan harfler mağmum (kapalı) dur. Nemli ve sıcak olup, demeviye tabiatıdır. Hava harflerinin yönü batı olup, cezb edici ve galiptir.
Havaya mensub olan harfler bunlardır:

ج ز ك س ق ث ظ

4. Su unsuru: Bu unsura bağlı olan harfler meksur (kırık) dur. Nemli ve soğuk olup, balgam tabiatıdır. Su harflerinin yönü Kuzey olup, cezb edilen ve mağluptur.
Suya mensub olan harfler bunlardır:

د ح ل ع ر خ غ

Ateş, hava ile dost, su ile düşmandır. Toprak, su ile dost, hava ile düşmandır. Hava, ateş ile dost, toprak ile düşmandır. Su, toprak
ile dost, ateş ile düşmandır.

Şimdi 2 Örnek isim verelim

Muhammed —> محمد
Mim Ha Mim ve Dal harflerinden oluşuyor. Ateş ve Su elementine ait.

Tuba —> طوبى
Tı Vav Be Ye —> En çok Toprak elementine ait ve Toprak.

Bu iki ismin uyumuna bakalım. Toprak ve Su dost element olduğu için kolay anlaşırlar. Yabi Tuba ve Muhammed isimleri uyumludur.

Bu iki isim birlikte Toprak grubuna ait olurlar. Celp gibi bir uygulama yapılacağı zaman bu element dikkate alınır.

Giden Sevgiliyi Geri Getirme Duası

Giden Sevgiliyi Geri Getirme Duası

Eşini veya sevgilisini terk etmiş birinin itaatlı bir şekilde dönmesi için bu duayı yazıp yazdığını havaya asarsan, en kısa zamanda döner. Yazılacak olan dua budur:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ يَدُ اللهِ فَوْقَ يَدَىَّ وَِللهِ اْلاَمْرُ مِنْ قَبْلُ وَمِنْ بَعْدُ اَللَّهُمَّ اِنَّ السَّمَاءَ سَمَاءُكَ وَاْلاَرْضُ اَرْضُكَ وَالسَّهْلُ سَهْلُكَ وَالْبَرُّ بَرُّكَ وَالْبَحْرِ بَحْرُكَ وَالْعِبَادُ عِبَادُكَ لاَاِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اَسْأَلُكَ اَللَّهُمَّ بِنُورِ جَلاَلِكَ وَعَظِيمِ سُلْطَانِكَ اَنْ تَجْعَلَ الْبُلْدَانَ وَالْمُدُنَ وَالْقُرَى ضَيِّقَةِ عَلَى فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةَ حَتَّى يَرْجِعَ اِلَى زَوْجَتِهِ فُلاَنَةَ بِنْتِ فُلاَنَةَ اَللَّهُمَّ اجْعَلْ عَلَيْهِ الدُّنْيَا اَضِيقِ مِنْ حَلْقَةِ الْخَاتَمِ عَلَى اْلاَصْبَعِ وَنُفِخَ فِى الصُّورِ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًا اَللَّهُمَّ حَيِّرْ فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةَ حَتَّى يَرْجِعَ اِلَى زَوْجَتِهِ فُلاَنَةَ بِنْتِ فُلاَنَةَ كَمَا حَيِّرَ الْجَمَلُ فِى عَقْلِهِ وَالطَّيْرُ فِى وِكْرِهِ وَالْوَلَدِ عَلَى مَحَبَّةِ اُمِّهِ حَتَّـى يَرْجِعَ اِلَـى بَيْتِهَا وَمَكَانِـهَا الَّذِى خَرَجَ وَنُفِخَ فِـى الصُّورِفَاِذَا هُمْ مِنَ اْلاَجْدَاثِ اِلَى رَبِّهِمْ يَنْسِلُونَ قَالُوا يَاوَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَا هَذَا مَاوَعَدَ الرَّحْمَنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ اِنْ كَانَتْ اِلاَّصَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُـمْ جَمِيعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ وَلاَتَـحْوِيهِ اَرْضٌ وَلاَتَحْوِيهِ دَارٌ وَلاَمَكَانٌ حَتَّى يَرْجِعَ اِلَى زَوْجَتِهِ فُلاَنَةَ بِنْتِ فُلاَنَةَ وَاِلَى مَكَانِهَا اَللَّهُمَّ كَمَا رَدَدْتَ يُوسُفَ عَلَى يَعْقُوبَ وَكَمَا رَدَدْتَ مُوسَى اِلَى اُمِّهِ اَللَّهُمَّ يَاجَامِعَ الشَّتَاتِ يَاجَامِعَ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَرَيْبَ فِيهِ رُدْ فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةَ عَلَى فُلاَنَةَ بِنْتِ فُلاَنَةَ وَاِلَى مَكَانِهَا الَّذِى خَرَجَ مِنْهُ وَاجْمَعْ شَمْلَهَا بِشَمْلِهِ اِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ *

Bismillâhirrahmânirrahîm. yedullâhi fevka yedeyye ve lillâhil emru min kablü ve min ba’dü allâhümme innes semâe semâüke vel ardu arduke ves sehlü sehlüke vel berru berruke vel bahru bahruke vel ıbâdü ıbâdüke lâ ilâhe illâ ente sübhâneke eselüke allâhümme bi nûri celâlike ve azîmi sultânike en tecalel büldâne vel müdüne vel kurâ dayyikati alâ hattâ yercia ilâ zevcetihi fülânete binti fülânete hattâ yercia ilâ zevcetihi fülânete binti fülânete allâhümmecal aleyhid dünyâ edıkı min halkıhil hâtemi alel esbeı ve nüfiha fis sûri fecema’nâhüm ceman allâhümme hayyır fülân ibni fülânete hattâ yercia ilâ zevcetihi fülânete binti fülânete kemâ hayyıral cemelü fî aklihi vet tayru fî vikrihi vel veledi alâ mehabeti ümmihi hattâ yercia ilâ beytihâ ve mekânihellezî harace ve nüfiha fis sûri fe izâhüm minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilûn. Kâlû yâ veylenâ men beesenâ min mer kadinâ hâzâ mâ ve ader rahmânü ve sadakal mürselûn. İn kânet illâ sayhaten vâhideten feizâhüm cemîun ledeynâ muhdarûn.velâ tahvîhi ardun velâ tahvîhi dârun velâ mekânün hattâ yercia ilâ zevcetihi fülânete binti fülânete ve ilâ mekânihâ allâhümme kemâ radedte yûsüfe alâ ya’kûbe ve kemâ radedte mûsâ ilâ ümmihi allâhümme yâ câmiaş şetâti yâ câmian nâsi li yevmin lâ raybe fîhi rüd fülân ibni fülânete alâ fülânete binti fülânete ve ilâ mekânihellezî haraca minhü vecma’ şemlehâ bi şemlihi inneke alâ külli şeyin kadîr.

Not: Giden Sevgiliyi Geri Getirme Duası Arapça olarak ve safran mürekkebiyle yazılacak.

Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sır

Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sır

Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem SırSizlerle hayatınızı değiştirecek bir sır paylaşacağım. Yıllar önce kiracı olarak oturduğum bir evin her tarafı antika, her tarafı tarihti. Ev sahibi evdeki işime yarayan eşyaları kullanabileceğimi, yaramayanları ise atabileceğimi söyledi. Evde eskilerden kalma divan ve yığınla döküntü vardı. Döküntülerin arasında bir sandık dikkatimi çekti ve içini açtım. Sandığın içinden eski gazeteler, dergiler ve bir de kalın ciltli bir günlük çıktı. Merak ettim ve bir gece günlüğü okumaya başladım. Günlüğün sahibi 1927 doğumlu bir kadındı. İlk sayfadan itibaren dert, mutsuzluk ve ölme isteklerini yazmıştı. Okurken daralmıştım ama sonuna kadar okumaya karar vermiştim. Yazılarının solukluğundan ne kadar hüzünlü olduğu belliydi. Birden o büyük harflerle yazılı sayfalara geldim. O hüzünlü, umutsuz soluk 3 sayfadan sonra hep mutluluk, huzur ve başarı sayfaları okudum. O iki sayfadan sonra hep mutluluk hep huzur hep başarı sayfaları okudum.

Burada sizinle paylaşacağım Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sır o üç sayfa.

Ben yıllarca o sırrı uygulamadım, ta ki hayattan bezmiş, ölmek için Allah’a yalvarırken sırrı hatırladım ve uyguladım.

Sonuç: Muhteşem

Hayatınızı Değiştirecek Muhteşem Sırra gelince,
hayatın boyunca yaşadığın tüm dertlerini, kederlerini, sorunlarını tüm ama tüm detaylarıyla kağıda dökeceksin ve 7 gün boyunca her gün 41 kere Ayetel Kürsi okuyacaksın. Yazdığın kağıt veya kağıtları bu 7 gün boyunca yastığının altında saklayarak uyuyacaksın. 7 kabus gecesinden sonra bu kağıtları cam bir kavanozda yak ve tamamı kül olunca kapağını kapat ve bir suya at. Deniz, göl ya da ırmak neresi olursa. İşte o andan itibaren Allah’a dua edip, istediğin her şeyin ne kadar hızla kabul olduğunu göreceksin.