Mühim Hacet Duası

Mühim Hacet Duası

Değerli Dostlarım, daha önceki bir yazımızda Al-i İmran Suresi 26. ve 27. ayetleriyle ilgili Zengin Olma Duası ve Rızık Kapılarını Açan Mucize Dua paylaşmıştık. Yüce kitabımımız Kur’an-ı Kerim’in çok kıymetli bu iki ayeti rızık ayetlerindendir. Havas alimleri bu ayetler ile bir çok faydalı terkipler hazırlamışlardır. Zira alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (S.A.V.)’de fakir kişilere bu ayetleri okumalarını önermiştir. Bunlara istinaden sizlere Mühim Hacet Duası uygulamasının nasıl yapıldığını anlatalım.

Mühim Hacet Duası:

Mühim bir hacetiniz varsa, beyaz bir kağıda abdestli olarak el-Melik ism-i şerifini hurufu mukatta yani harfleri ayrı ayrı yazın. Tam olarak Elif, Lam, Mim, Lam ve Kef harflerinin yazılması gerekmektedir. Yazma işlemi tamamlandıktan sonra aşağıda yazmış olduğumuz ayetleri Besmele ile birlikte kağıda yazmış olduğunuz harflerden MİM harfine bakarak 40 Kere okuyun. Bazı arkadaşlarımız sormadan biz cevap verelim. Uygulama sonunda 40 Kere Besmele okunmuş olacaktır. Ayrıca Al-i İmran Suresi “Kulillahüme” diye başlar ama burada “Allahümme” kısmından başlayacağız.

Okunacak Ayetler Arapçası:

ali-imran-26-27

Ayetlerin Okunuşu:

Bismillahirrahmanirrahim. Allâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ, ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ’, bi yedikel hayr, inneke alâ kulli şey’in kadîr. Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl, ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb.

Bu uygulamayı hacetiniz kabul oluncaya kadar yaparsanız, Allah’in izniyle muradınıza eresiniz.

Başka bir uygulaması ise şöyledir:

Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Bir kimse mühim bir hacetinin görülmesini isterse, önce Allah-u Teala’nın huzurunda secde etsin. Daha sonra yukarıda belirtilen ayeti 1 kere okusun ve şöyle dua etsin”:

Yapılacak Dua Arapçası

Mühim Hacet Duası

Okunuşu

Ya Allahu ya Allahu ya Allahu ya Allahu entellahullezi la ilahe illa ente vehdeke la şerike leke tecebberte en yekune leke veledun ve tealeyte en yekune leke şerikün ve teazamte en yekune leke niddün ve müşirun ve kahherte en yekune leke diddün ve tekerramte en yekune leke vezirun ya Allahu ya Allahu ya Allahu ya Allahu entellezi tenezzehte ve nezzehte cemia halkıke la aynun terake ve la yüdriküke besarun ya Allahu ya Allahu ya Allahu ya Allahu ikdi haceti

Dua bittikten sonra hacet neyse Allah’tan istenir.

Yukarıda yazılan iki uygulamayı da ardı ardına yapabilirsiniz. Dualar ısrarın esas olduğunu unutmayınız. Hacetiniz gerçekleşinceye kadar bu uygulamaları devam etmeniz tavsiye edilmektedir.

Düşmanı Kahretme Duası

Düşmanı Kahretme Duası

Düşmanı Kahretme DuasıDeğerli okurlarım,
daha önceki bir yazımızda Allah’ın yüce isimlerinden biri olan Kahhar isminin mana ve faziletlerinden bahsetmiştik. Konuyla alakalı linke BURADAN ulaşabilirsiniz. Bu yazımızda ise yine size zarar veren birine okuyabileceğiniz, düşmanı kahretme duası öğretmek istiyoruz. İster istemez günlük yaşantımızda bazı kişiler kendilerini koruma konusunda yetersiz kalabiliyorlar. Düşmanı kahretme duası, gerek amirinden, gerekse eşinden ya da dostundan şiddete veya kötü davranışlara maruz kalan bir kişinin okuyabileceği bir duadır. Bu duayı yapmadan önce her kahretme duasında yapmış olduğumuz uyarımızı tekrarlamak isteriz; bir kimse tarafından kendine zulm edilen kişi, öncelikle o kişinin ıslahı için Allah’a dua etmelidir. Şayet o kişi zulme devam ederse, o zaman kahretme duasına başvurulabilir. Mazlumun duası ile Allah arasında hiçbir perde yoktur. Mazlum insan evladına dahi beddua etse kabul olur. Bu sebepten dolayı Peygamber Efendimiz (SAV) ömrü hayatında sadece 3 kere beddua etmiştir. Tüm bu uyarıları yaptıktan sonra, nasıl uygulanacağını anlatalım.

Düşmanı Kahretme Duasının Uygulanışı

Aşağıdaki yazdıklarımızı adım adım yapmanız gerekmektedir:

  • İlk olarak abdest alınız.
  • Temiz kıyafetler giyiniz.
  • Okumayı yapacağınız yerde kıbleye dönük vaziyette dizlerinizin üzerine oturun.
  • Okuma yapılan yerde yalnız olmanız esastır. Kesinlikle okuma esnasında kimseyle konuşulmamalı, hatta evde yalnız değilseniz odaya dahi kimsenin girmemesi gerekmektedir. Mümkünse sesin olmadığı bir vakitte yapınız.
  • 1000 kere Besmele okuyunuz.
  • 1 kere Fatiha okuyun ve sevabını başta Peygamber Efendimiz (SAV)’e, Ehl-i Beytine, Sahabe-i Kiram’a, gelmiş geçmiş tüm Peygamberlere, yaratılmış tüm Meleklere ve Ricalül Gayb’a hediye edin.
  • 3 kere dilediğiniz salavatı okuyunuz.
  • Gözlerinizi kapatın ve size zulmeden kişiyi gözlerinizin önüne getirerek 306 kere Ya Kahhar diye zikrediniz.
  •  1002 kere Fel Muriyati Kadha okuyunuz.
  • Okuma bittikten sonra ellerinizi açınız. Nefesinizi tutarak size zulmeden kişiyi düşününüz ve içinizden geçen niyeti ediniz. Sonra nefesinizi verin ve o kişinin helak olduğunu düşünerek ellerinizi birbirine vurunuz. Bunu en az 7 kere tekrarlayınız.
  • En sonunda 1 kere Fatiha okuyarak uygulamayı bitiriniz.

Bu uygulamayı Pazartesi akşamından itibaren 4 gece aynı mekanda tekrarlayınız. Mümkünse cuma günü biraz sadaka veriniz. Size zulmeden zalim kişi Allah’ın izniyle helak olacaktır.

El-Kahhar

El-Kahhar

El-Kahhar
Kıymetli Mucize Dua okuyucuları,
yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in 6 yerinde geçen, Allah’ın El-Kahhar isminin anlam ve faziletlerini sizlere açıklamak isteriz. Mutlak güç sahibi olan Allah’ın yardım ve desteğini almak için El-Kahhar ismine ihtiyaç duyulmaktadır. Tam olarak manası kahrolucakları kahredendir. Kul, nefsin arzuları ve düşmanın kendisine zarar vermesine karşı kendisini korumak zorundadır. Böyle bir durumda olan kimse, El-Kahhar ismini zikretmelidir. Bu ismi zikreden bir kul, çatıştığı kişi ve neslere karşı koymak için Kahhar ismiyle ahlaklandığı nispette Kahrı artar. El-Kahhar isminin zikir adedi 306 dır. Zikir saati Merih’dir. Salı günü güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası okunulması tavsiye edilmektedir. Ya da herhangi bir gece için tam gece yarısı okunulmalıdır. Okuma esnasında abdestli olmak, kıbleye doğru oturmak ve yalnız olmak esastır.

Önemli Uyarı

El-Kahhar ismiyle beddua etmek isteyen kardeşlerimize ufak bir uyarıyı uygun gördük:
Bir Mü’min kendisine zulmeden kişiye beddua etmeden önce, o kişinin ıslahı için Yüce Rabbimize dua etmelidir. Şayet bu dualar sonucunda da o kişi zulmünden vazgeçmezse bedduaya o vakit başvurulabilir. Zira Peygamber Efendimiz (sav) hayatı boyunca kendisine yapılan tüm zulmlere karşı sadece 3 kere beddua etmiştir. El-Kahhar ismiyle kahretmek ya da beddua etmek iki ucu keskin bir kılıç gibidir. Yapmış olduğunuz beddua göğün 7 kat yukarısına çıkar. Eğer beddua haksız yere yapıldıysa, o vakit kişinin kendisine ettiği beddua geri dönebilir. Siz her ne kadar haklı olduğunuzu düşünseniz de, bazen Allah nezdinde haksız siz olabilirsiniz. Bu sebepten dolayı, tüm bu mesuliyeti kabullenerek ve gerçekten haklı olduğuzdan emin olarak El-Kahhar ismiyle beddua ediniz. Aksi halde daha kötü sonuçlar doğabilir.

Sırları ve Faziletleri

  1. Gece yarısı ve güneş doğarken zikredenler, düşmanlarına galip gelir ve zulmünden kurtulur. Bu yüzden mazlumlar, üzerlerindeki zulmün kaldırılması için El-Kahhar ismine sığınıp zikrine başvururlar
  2. El-Kahhar isminin okunmasında, esmanın miktarının artırılarak okunması, tesirinin güçlenmesine vesile olur. Verilen adetten az okunmaması esastır. Bu ismin etkisini görmek için, o ismin kalpte sıcaklığının duyulması şarttır.
  3. Halka zulmeden, malına mülküne el koyan bir zalim veya zorbanın, ya da ırz düşmanı bir kimsenin mahvı için, okuyan kimse, bunu tenha bir yerde ve abdestli olarak, diz çökerek ve kıbleye dönük olarak yapmalıdır.
  4. Bir pehlivan okumayı alışkanlık haline getirirse, rakipleri sırtını yerine getiremezler, avukat okusa haklı olduğu davaları kısa yoldan kazanır, faydalı ve büyük işler yapan biri işlerinde başarılı olur. Zayıf okusa güçlenir. Eşinden kabalık gören bir kadın okursa, eşi artık kendisine kötü davranmaz olur.
  5. Bu ismin zikrine devam eden, helal olmayan yollarda koşan haram işlerle uğraşan ve şehvetine mağlup olan bir kimse ise, şehveti söner, nefsani duygularının baskılarından kurtulur, harama ait aşırı duyguları ortadan kalkar.

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif

Değerli Müminler,
Erba’in-i İdrisiyye’nin dördüncüsünü sizlerle paylaşmak istedik. Adet ve sayılarını açıklamalarda bulabilirsiniz. Daha önceki isimlere de bak isterseniz, Erba’in-i İdrisiyye ile alakalı paylaşımlarımız şunlardır:
Erba’in-i İdrisiyye Birinci İsm-i Şerif
Erba’in-i İdrisiyye İkinci İsm-i Şerif
Erba’in-i İdrisiyye Üçüncü İsm-i Şerif

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Arapçası:

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Okunuşu:

Ya rahmane külli şeyin ve rahimeh, ya Rahman.

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Anlamı:

Ey her şeye çok merhamet eden ve son derece acıyan! Ya Rahman.

Erba’in-i İdrisiyye Dördüncü İsm-i Şerif Faziletleri ve Okuma Adetleri:

  1. Bu ism-i şerif cemalidir. Özellikle ismi Abdurrahman olan kişilerin bunu bolca zikretmesi çok faydalıdır. Bu isim aynı zaman Nuh Aleyhisselam’a da indirilmiştir. Böylelikle gemi Cudi dağına bu ism-i şerif ile yerleştirilmiştir.
  2. Ahlakı kötü olan bir kimse için bu ism-i şerif misk, safran ve gül suyundan oluşan bir karışım ile temiz bir beyaz kağıda yazılır ve o kişini yastığının iç kısmına konulursa, Allah-u Teala o kişinin kötü ahlakını güzele çevirir ve o kişinin nefsi rahata kavuşur.
  3. Bu ism-i şerifi çok zikreden kişi Allah katında mertebe sahibi ve tevbesi makbul olur. İnsanlar nezdinde sıddık ve cinler nezdinde de etkisi olur. Kendisine itaat edilen bir kimse olur. Kalp kasveti bunu okuyan kişiden kaybolur.
  4. Bu ism-i şerif kurşun bir levhaya yazılır ve evin ayak basılmayan bir kısmına gömülürse, o ev ev belalardan uzak olur.
  5. Bu ism-i şerifi sarı bir ipek parçasına yazıp dükkanında ayak basılmayan bir yere gömen kişinin müşterisi bol olur.
  6. Sevdiği kişinin kendisine yönelmesini, onu sevmesini dileyen bir kişi her gün 2200 kere olmak üzere, 7 gün boyunca bu ismi okusun.
  7. Kibirli, kendini beğenmiş, insanlara eziyet eden ve kimsenin lafını dinlemeyen bir kişinin kötü ahlakının değişmesini isteyen kişi, misk, safran ve gül suyu karışımından oluşan mürekkep ile bu ism-i şerifi beyaz ipek üzerine o kişinin annesinin ismiyle birlikte yazar ve sonra o ipeği o kişinin oturduğu bir yere gömsün. Lakin bunu yazan kişinin kesinlikle abdestli olması şarttır. Aksi halde tehlikeli olur. Anlatıldığı gibi yapılırsa, o kişinin tüm kötü hasetleri gider. Kendisinde utanma ve acıma hasıl olur. Kimseye artık öfke ve şiddetle bakmaz.
  8. Bu ism-i şerifi her gün sabah ve akşam toplam 13000 kere olmak üzere 39 gün okumaya devam eden kişiye karşı bütün eşya lisanı haliyle konuşmaya başlar. Allah-u Teala bu kişiye türlü sırlar öğretir, kendisinde ince idrak ve anlayış kabiliyeti hasıl olur. Bunu yapan kişi birine kahır ile baksa, o kişi helak olur, rahmet ile baksa o kişi muratlarına nail olur.
  9. Bir kimsenin kendisine iltifatını celbetmek isteyen kişi, 3 gün oruç tutup bu ism-i şerifi her gün 500 kere okur. 4. gün gusül abdesti alıp sonra da şükür namazı kılar, muhabbetini istediği kişinin iltifatı artsın diye 2 rekat hacet namazı kılar ve bu 2 rekatın her birinde Fatiha’dan sonra 3 kere İhlas Suresi okur. Selam verdikten sonra bu ism-i şerifi 370 kere okur. İşte o zaman Allah’ın izniyle seven sevilene, sevilen sevene dönüşür.
  10. Perşembeyi Cumaya bağlayan akşam ezanından sonra bu ism-i şerifi avcuna yazıp kendisine bir hal galip gelinceye kadar çokça zikreden kişiyi gören herkes sevmeye başlar.

Kadınlar Özel Günlerinde Dua Okuyabilir Mi?

Kadınlar Özel Günlerinde Dua Okuyabilir MiDeğerli Mucizedua.com okuyucuları,
kadınlar özel günlerinde dua okuyabilir mi diye tarafımıza sıkça sorular yöneltilmektedir. Bir kız çocuğu olarak dünyaya gelmek nasıl Yüce Allah’ın takdirine bağlıysa, bir genç kızın adet kanaması ile ergenliğe erişmesi de aynen öyledir. Yeme, içme, nefes alma, uyuma ya da üreme ne kadar doğalsa, bir kadının adet görmesi de o kadar doğaldır. Dolayısıyla bu durum, vücudun diğer işlevselleri gibi doğal karşılanmalı ve kabullenilmelidir. Kadına adetliyken kadının pis olduğu inancı, Yahudi kültürünün bir parçasıdır. Bu sebepten dolayı bazı çevrelerde asırlar boyunca adetli kadın Allah’tan uzak, ibadetten mahrum edilmiş ve kirli sayılmıştır.

Adetli olmanın bir takım kurallara uymayı da beraberinde getirdiği tartışmasız bir gerçektir. Adet gören bir kadının ibadetlerine sınırlama getirilmiştir. Ama bunların arasında adetli kadının
ücra bir köşede ibadete hasret beklemesi gibi ya da toplumdan uzak durması gibi bir kayıt kesinlikle bulunmamaktadır. Peygamber Efendimiz (sav) adetli hanımlar da dahil bütün kadınların bayram namazına iştirakini ama namaz kılanların saflarına karışmamalarını, bayram namazının kılındığı musallaya gelerek hutbeyi dinlemelerini ve duaya katılmalarını istemiştir.

Kadınlar Özel Günlerinde Dua Okuyabilir Mi?

Duanın adaplarından biri de abdestli olarak icra edilmesidir. Abdestli olmak adet hallerinde mümkün olmadığı için, duaların adetliyken yapılamayacağı inancı doğmuştur. Halbuki, dua etmek için abdest şart değildir. Lakin az evvel bahsettiğimiz gibi abdestli olmak, duanın adabındandır. Bazı dualar Kur’an ayetleri içermektedir. Bizler, Yüce Allah’ın bizlere yollamış olduğu kutsal kitabımızı okurken abdest almak zorundayız. Fakat burada ayetler dua niyetine okunduğu için, bu durumun dışında kalmaktadır. Ama her zaman söylediğimiz gibi, abdest ile yapılan dualar daha efdal olduğu için, duaya ara verilebileceğini de belirtmek isteriz.

Elimizden geldikçe bu konuya hadisler ile açıklık getirmek istiyoruz. Öncelikle önemli kaynaklarda geçen bazı hadisleri sizlerle paylaşalım.

Kadınların Adet Görmeleriyle İlgili Bazı Hadis-i Şeifler

Hz. Aişe anlatıyor: “Resulullah (sav) bana ‘Mescitten seccadeyi bana uzatıver.’ dedi. ‘Ben adetliyim’ dedim. Bunun üzerine Resulullah, ‘Adetli olma hali senin elinde değil ki!’ buyurdu.” (Müslim, Ebu Davud)

Hz. Aişe diyor ki: “Ben adetli iken bir şey içer sonra onu Hz. Peygamber’e (sav) uzatırdım, o da ağzını tam benim ağzımın değdiği yere koyarak içerdi. Yine ben adetli iken kemikli etten bir parça ısırıp spnra onu Hz. Peygamber’e (sav) uzatırdım, o da ağzını benim ağzımın değdiği yere koyarak ısırırdı.” (Müslim)

Mansur bin Safiyye’nin annesi aracılığıyla naklettiğine göre, Hz. Aişe ona şöyle demiştir: “Ben adetli olduğum halde Hz. Peygamber (sav) kucağıma yaslanır, Kur’an okurdu.” (Buhari, Müslim)

Hz. Aişe’den nakledildiğine göre, Ebu Hubeyş’in kızı Fatıma Hz. Peygamber’e (sav), “Devamlı kanamam oluyor ve hiç temizlenemiyorum. Acaba namaz kılmayı bıraksam mı?” diye sorunca Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Hayır. Bu, damardan gelen bir kandır adet kanaması değildir. Normalde adet gördüğün günler süresince namaz kılmayı terk et. Sonra yıkan ve namazını kıl.” (Buhari, Müslim)

Muaze anlatıyor: Hz. Aişe’ye, “Adetli kadına ne oluyor da, oruçları kaza ettiği halde namazları kaza etmiyor?” diye sordum. Hz. Aişe, “Sen Haruri misin?” diye cevaplayınca, “Hayır, Haruri değilim ama soruyorum.” dedim. Bunun üzerine Hz. Aişe, “Biz adet olurduk, orucu kaza etmemiz bize emredilir ama namazı kaza etmemiz emredilmezdi.” dedi. (Müslim, Buhari)